Tuna ÖztürkTyler Blackford
Aynı kişiyim. Neon Apps'i ilk isimle İstanbul'da kurdum, hâlâ da buradan yönetiyorum. Bu sayfanın tek amacı ikinci ismin neden var olduğunu anlatmak.

İsmim İngilizce konuşulan yerlerde problem oluyor. Hakaret gibi değil, engel gibi: Telaffuz edemiyorlar, yazamıyorlar, hatta isim olup olmadığından emin olamıyorlar. ABD'ye açılırken bu durum komik olmaktan çıkıp zaman kaybettirmeye başladı. Ben de ne olacağını görmek için kendimi Tyler Blackford olarak tanıtmaya başladım. Beklediğimden fazlası olunca devam ettim ve sonunda resmiyete döktüm. Başka hiçbir şey değişmedi.
İsmim İngilizcede çalışmıyor.
Tuna, İngilizcede ton balığı demek. Konserve olanı. Öztürk'te ise bir Amerikalının klavyesinde olmayan iki harf var. Bu yüzden adım, takvim davetlerinden sözleşmelere, yaka kartlarından e-posta adreslerine kadar girildiği çoğu sisteme yanlış yazılıyordu. Yıllarca bu sadece aramızdaki bir espriydi. Zaten beni tanıyan insanlarla çalışıyordum ve hecelenmesi gereken bir isim, bir süre sonra fark etmediğiniz küçük bir vergiye dönüşüyor.
Değişen şey tanışma sayısı oldu. New York'ta bir konferansta kendini yirmi kere tanıtmakla İstanbul'da iki kere tanıtmak farklı şeyler. Her seferinde ilk otuz saniye aynı diyalogla geçiyordu.
- Tuna, like the fish?
- Sorry, could you say that again?
- How do you spell the second one?
- Is Tuna a first name?
- Sorry, I will just call you T.
İngilizce konuşan birinin aklında tutabileceği bir isim denedim.
2024'te New York ofisini açtık ve bizi daha önce hiç duymamış şirketlere yazıyordum. Bir Amerikalının kulağına takılmayacak bir isim seçtim ve e-postanın konu satırını test eder gibi, ilk yazışmalarda bu ismi kullandım. Bu kim olduğumla ilgili bir karar değildi. Bir e-postanın ilk satırına ne yazacağımla ilgili bir karardı.
Ortada bir strateji sunumu ya da isim çalıştayı yoktu. Kimseye Amerikalı olduğumu söylemedim, taşınmadım, İstanbullu olmaktan da vazgeçmedim. Sadece her tanışmanın ilk yarısını ismimi heceleyerek geçirmeyi bıraktım.
Umduğumdan çok daha fazla işe yaradı.
Önce problem ortadan kalktı, ki zaten amacım buydu. Tanışmalar kısaldı, ismim her yere doğru yazılmaya başlandı. Sonra beklemediğim bir şey oldu. Aynı şirketten, aynı işle ilgili gönderilen aynı e-postalar, ikinci görüşmeye daha sık dönmeye başladı.
Bu cümleyi dikkatli kurmak istiyorum, çünkü insanların en çok tekrar ettiği cümle bu. Kontrollü bir deney yapmadım, size bir rakam da sunmuyorum. Ama şunu söyleyebilirim: O çeyrekte ürün değişmedi, ekip değişmedi, sunum değişmedi ve sonuçlar tesadüf diyemeyeceğim kadar istikrarlıydı. Buradan istediğiniz anlamı çıkarabilirsiniz. Ben durumu rahatsız edici buldum ve o ismi kullanmaya devam ettim.
İki isimle devam eden tek bir kariyer.
2019 - 2023
Tuna Öztürk
Ortağım Destan ile Neon Apps'i İstanbul'da, bana verilen isimle kurdum.
2024
Büyüme
New York ofisi ve beni hiç tanımayan bir müşteri listesi. Her gün yeni tanışmalar, ismimle uğraşmak için hiçbir sebebi olmayan insanlar.
2024
Deney
Kendimi Tyler Blackford olarak tanıtmaya başladım. Şirketle ya da işle ilgili başka hiçbir şey değişmedi.
2024 - 2025
İsim oturdu
Problem ortadan kalktı, işler tahmin etmediğim şekillerde kolaylaştı ve isim bir test olmaktan çıktı.
Bugün
Tyler Blackford
İsim artık resmi ve iş hayatımda kullandığım isim bu. Aynı kişi, aynı şirket, aynı şehir.
Keşke son kısmı doğru olmasaydı.
Telaffuz ve yazım sorununu yarın olsa yine çözerdim. Ama işin diğer kısmı, yani aynı işin farklı bir isimle daha ileri gidebilmesi, isimlerle ilgili bir gerçek değil. Bulunduğum ortamlarla ilgili bir gerçek. Ben de bunu sadece deneyi kendi üzerimde yaptığım için biliyorum.
Bunu kimseye tavsiye etmiyorum, cesur bir hareketmiş gibi de davranmayacağım. Pratik bir çözümdü, işe yaradı ve o zamandan beri bununla ilgili soruları cevaplıyorum. Bu sayfa da dedikodular yerine bu yüzden var.
Bana sürekli sorulan sorular
- Bu bir rebrand mı?
- Rebrand'ın sunumu olur. Bunun formu vardı.
- Sana hâlâ Tuna diyen var mı?
- İstanbul'da sürekli. İkisine de karşılık veriyorum, ikisi de beni rahatsız etmiyor.
- Türk olduğunu saklıyor musun?
- İstanbul'da bir şirketi Türk bir ortakla ve Türk bir ekiple yönetiyorum. Herhangi bir telefon görüşmesinin ilk cümlesinde nereli olduğumu anlarsınız. Kötü bir kamuflaj olurdu.
- Şirketin adı da değişti mi?
- Hayır. Neon Apps zaten satış yaptığımız her pazarda aynı okunuyordu. Benim ismimdeki bütün sorun da buydu.
- Tavsiye eder misin?
- Hayır. Sadece işe yaradığını söylüyorum, bu ikisi aynı şey değil.